Avustralya Açık’ta Tarih Yazdı, Sıralamada Yükselişi Sürüyor
Altı yaşında bir yaz okulunda tenisle tanışan Zeynep Sönmez, çocukluk hayalini büyük turnuvalarda gerçeğe dönüştürdü. Tenise olan tutkusu o kadar güçlüydü ki ailesi, ona daha iyi imkanlar sunabilmek için evlerini tenis kulüplerine yakın bölgelere taşıdı. Bu fedakarlıkların karşılığı ise 2025’te geldi. Sönmez, Wimbledon’da ve 23 Ocak’ta Avustralya Açık’ta üçüncü tura yükselerek bu başarıya ulaşan ilk Türk tenisçi oldu. Bu tarihi performans, onun dünya sıralamasında da 112’den 79. sıraya yükselmesini sağladı.
Kortta Felsefe, Hayatta Dostluklar: Sönmez’in Dünyası
Zeynep Sönmez, tenise başlama hikayesini şöyle anlatıyor: “Ailem beni basketbola ve yüzmeye yazdırıyordu ama basketboldan kaçıp tenis kortuna gidiyordum.” İlk antrenörünün bu ilgiyi fark etmesiyle tenis serüveni başladı. Spor-okul dengesinde ise ailesinin, özellikle annesinin “Sen ne istiyorsan ve nerede başarılı olacağını düşünüyorsan onu yap” sözü kendisine yol gösterdi. Sönmez, profesyonel tenisin kendisini olgunlaştırdığını düşünüyor: “Çok fazla seyahat edip farklı kültürleri görmek, farklı insanlarla tanışmak da insanı olgunlaştırıyor bence.”
Grand Slam Hayali ve İyi İnsan Olma Vurgusu
Küçüklüğünden beri büyük kortlarda olmayı hayal ettiğini belirten Sönmez, “Grand Slam’ler tenisin en önemli organizasyonları. Şu an Grand Slam’lerde oynayabildiğim için mutlu ve gururluyum” diyor. En büyük hedefi ise bir Grand Slam şampiyonluğu kazanmak. Sadece sportif başarılarıyla değil, centilmenliğiyle de dikkat çeken Sönmez, bir maç sırasında top toplayıcıya yardım etmesiyle ilgili olarak, “İyi insan olmak, iyi sporcu olmaktan daha önemli” ifadelerini kullanıyor.
Disiplinli Bir Ekip ve Kişisel Gelişim Arayışı
Antrenmanlarını İstanbul ve Dubai arasında gidip gelerek Tunuslu koçu Issam Jellali ile sürdüren Sönmez, yaklaşık yedi yıldır mental koç Mehmet Bayraktar ve beslenme uzmanı Can Çiftçi ile çalışıyor. Geliştirmek istediği çok yönü olduğunu söyleyen genç yıldız, “Diğerlerinden farklı gördüğüm yönüm, savunmadan atağa hızlı bir şekilde geçiş yapabiliyor olmam” diye ekliyor. Yolculukların yorucu olabildiğini itiraf eden sporcu, bu anlarda yaptığı işi sevdiğini ve bir gün bittiğinde çok özleyeceğini kendine hatırlattığını belirtiyor.
Boğaz Manzaralı Yemekler ve Yağmur Keyfi
Kort dışında farklı ilgi alanlarıyla da öne çıkan Zeynep Sönmez, gerilim romanları okumayı ve Descartes gibi filozofları incelemeyi seviyor. Vazgeçilmez dizisi “Friends” olan sporcu, her yeni yılda “The Holiday” filmini izliyor. Boş zamanlarında en sevdiği aktiviteler ise “Ailemle ve sevdiklerimle uzun yemekler yemek, mümkünse Boğaz manzaralı… Yağmurlu havalarda camdan dışarıyı seyretmek ve eve yemek sipariş edip film izlemek” olarak sıralıyor. Doğma büyüme İstanbullu olan Sönmez, çocukluğunun yazlarını doğasıyla hayran bırakan Artvin’de geçirdiğini de sözlerine ekliyor.


